Vacumed-Vacusport Beyzadeoğlu Kliniği'nde

Vacumed - Vacusport Vakum Terapisi (Intermittent Negative Pressure) 
Beyzadeoğlu Kliniği'nde uygulanmaktadır.

Vacumed tedavisi ;

- Pasif damar eğitimi,

- Yüzeyel kan dolaşımında belirgin artış,

- Yürüme mesafesinde artış,

- Ağrıyı kesme ve

- Lenf drenaj etkisiyle,

iç hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, kardiyoloji, deri hastalıkları, ve rehabilitasyon alanlarında kullanılır.




Kesikli Vakum Terapisi


Vacumed, ikinci bir kalp gibi çalışır. Ardışık ve aralıklı olarak uygulanan negatif basınç ile temiz kanı bacaklara ve ayaklara doğru çekerek kanın en ince kılcal damarlara ulaşmasını ve  dokuların beslenmesini sağlar.Hemen ardından oluşan pozitif basınç ile kirli kanın ve lenf sıvısını kalbe doğru hareket etmesini kolaylaştırarak dolaşımın artmasını ve düzene girmesini sağlar. Bu şekilde dolaşım bozuklukları hastalıkları ve buna bağlı gelişen ikincil hastalıkların tedavisinde oldukça etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Bu tedavinin diğer bir güzel yanı da selülite sebep olan lenf dolaşımının atık ürünlerini vücuttan uzaklaştırmasıdır.

Vacumed Tedavisinin Kullanıldığı Durumlar:

- Kronik venöz yetmezlik,

- Arteriyel dolaşım bozukluğu,

- Trombotik sendrom sonrası,

- Lenf ödem, ödem,

- Ülserler ve iyileşmeyen yaralar

- Ameliyat veya travma sonrası oluşan şişkinlik ve ödem

- Diyabetik nöropati (ayak yanması )

- Kronik ağrılar (bel, bacak, yara ve artritler )

- Yara iyleşmesini hızlandırma,

- Huzursuz bacak sendromu,

- Kırık ve spor yaralanmalarının  tedavi ve rehabilitasyonu,

- Selülit tedavisi ( dokuyu sıkılaştırma, toparlanma,  şekillendirme)




VACUMED Nasıl Ortaya Çıktı ?

Alman Uzay Bilimleri ile birlikte geliştirilen VACUMED, vücudun alt yarısı için bir pompa gibi, aslında tam olarak bir kalp gibi çalışır.Kesikli negatif basınç dalgaları ve atmosferik basınç , damarlanma ve damarlarda genişleme meydana getirir. Böylelikle daha fazla oksijen ve besin maddesi emilir ve saysız fayda ile sonuçlanır. Bu, birçok insanın beklediği bir tedavi yöntemidir. VACUMED ile negatif basınç tedavisi, bacaklada ve damarlardaki hastalıklara karşı savaşta yeni yöntemlerin ve teknolojinin geldiği son noktadır.

Nasıl Etki Eder ?

Astronotlar, yerçekiminin olmadığı uzay araçlarında sağlıklı kalabilmek için vücudun alt kısımlarında arteriyal kan akışının devamını sağlamak zorundadır ve bunun için  gövde alt segmentleri negatif basınç cihazı  ( LBNPD ) kullanmak zorundadırlar.

NASA ve Alman Uzay Bilimleri LBNPD etki mekanizmasını dikkate alarak bu alanda sayısız test yapmış ve bacaklarda  artmış perfüzyon ile etkili ve güçlü kapiller dilatasyon ve damarlanma sağladığı görülmüştür. Uzun süreli negatif basıncın herhangi bir yan etkisi görülmemiştir.  Hatta bu yolla iskemik ve yetersiz beslenmiş dokular bile yeniden canlandırılmıştır.
LBNPD ‘nin uzay tıbbında kullanılmasıyla beraber, VACUMED de ayarlanabilir zaman aralıklarıyla negatif basınç uygulayarak bacaklar ve damarsal hastalıklar için etkili bir tedavi sağlamaktadır.

Birinci faz, alçak basınç fazında (negatif basınç), atardamarlar kan sıvısı ve oksijenin akmaya başlamasıyla şişer. Oksijenden zengin duruma gelmiş kan , en uçtaki kılcal damarlara nüfuz etmeye çalışır ve ulaştığı alanlarda pH’ı (elektrolit dengesi) arttırır. Bu şekliyle diabetik hastalarda ve bacaklardaki hastalıkların tedavisinde mükemmel bir tedavi imkanı sunar. Ayrıca, vücutta dokulardaki oksijen seviyesinin artması iyilik halini ve iyileşmeyi arttırır.

Vücutta pH dengesi, yumuşak dokuların yapı taşı olan  kollajen liflerin sağlıklı bir şekilde üretilmesinin ön koşuludur.
İkinci faz olan normal basınç fazında ( atmosfer basıncı ) kirli kan ve lenf sıvıları gövdeye doğru pompalanır. Bu da, karbondioksitin ve diğer atık maddelerin ( laktik asid ve toksinler ) uzaklaştırılmasıyla , venöz dolaşımda rahatlama anlamına gelir.

VACUMED’in , varisler, lenf ödem, ödem,iyileşmeyen yaralar, diabetik yaralar ve nöropatik ağrıların problemlerinde tatmin edici etkilerinin olduğu bilinir. Bu durum özellikle diabet hastaları için son derece yararlıdır.  VACUMED’in  herhangi bir zorluk olmadan kan ve lenf dolaşımını arttırması, amputasyona gitme olasılığı olan bir uzvun kurtarılmasını sağlayabilir. Eğer amputasyon gerekli olduğu bir durum var ise,  VACUMED sayesinde her geçen gün  uzvun kaybından dolayı endişelenmeye gerek kalmayacağı da görülecektir. Bu durum tabiî ki bacakların kan ve lenf dolaşımlarından ne kadar yoksun kaldığına bağlıdır.

Fizyolojik İlkeler

VACUMED tedavisi fazları şu şekilde gerçekleşir:

- Kapiller genişleme

- Damarlaşma

- Yüzeyde ve kas dokusunda beslenmenin  artması (mikro beslenme )

Negatif basınç ardından da normal basınç fazı (atmosfer basıncı) da şunları sağlar:

- Artmış venöz dolaşım,

- Aktive olmuş lenf sıvısı dolaşımı / lenf drenajı


TEDAVİ EDİLEN HASTALIKLAR


1) Kronik venöz yetmezlik

(venöz ülserler ve varisler)Kronik venöz yetmezlik, bacaklardaki toplardamarların duvarlarının ve/veya kapaklarının düzgün çalışmayıp, kanın bacaklardan kalbe geri dönmesini zorlaştırdığında ortaya çıkar.KVY, adına staz denilen , toplardamarlarda birikmeye veya göllenmeye sebep olur.

2) Post trombotik sendrom

Post trombotik sendrom, bacaklarda derin toplardamarlardaki venöz tromboz sonrası ortaya çıkan uzun dönem etkileri tarif eder. Yüsek kan basıncının varlığı durumunda toplardamarların zarar görmesi sonucu meydana gelir.Damar duvarındaki yüksek basınç, normalde kanın damarlardan kalbe doğru pompalanması için çalışan kapaklara zarar verir. Zayıf kan akımı ağrı, şişlik, bacak ülserleri gibi post trombotik sendrom semptomların ortaya çıkmasına sebep olur.

3) Ödem

Sıvı toplanması, etkilenen dokunun şişmesine sebep olur. Şişme, bir yaralanma sonucu vücudun belli bir bölgesinde olabileceği gibi, vücudun genelinde de olabilir. Ödem, kalp yetmezliği veya böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarında genellikle ortaya çıkan bir durumdur aşağıdaki durumlara da sebep olur:

- Cilt renginde solma

- Gode bırakan ödem

- Ağrı ve hassasiyet

- Eklem sertliği

- Kilo alma veya kilo kaybı

- Kan basıncı ve kalp atım sayısında artma

Hangi Durumlar Ödeme Sebep Olur?

Ödem genellikle altta yatan bir sağlık probleminin sonucudur. Aşağıdaki durumlarda yada tedavilerinin sonucunda ortaya çıkabilir:

- Hamilelik

- Bökbrek hastalıkları

- Kalp yetmezliği

- Kronik akciğer hastalıkları

- Tiroid hastalıkları

- Karaciğer hastalıkları

- Yetersiz baslenme

- İlaçlar (Kortikosteroidler, hipertansiyon ilaçları)

- Doğum kontrol ilaçları

Bacaklardaki ödemin sebepleri kan pıhtıları, varisler, tümör yada kist de olabilir. Aynı zamanda uzun süreli hareketsizlik, sıcak hava, yüksek rakıma maruz kalma, cilt yanıkları durumlarında da gelişir.

Lenfödem

Lenfödem, vücut dokularında sıvı birikmesinin ortak nedenidir. Lenfatik sistemin zarar görmesi yada bozulması sonucu ortaya çıkar.

Lenf sistemi, kan damarlarına benzer bir damar ağı sıstemi ile birbirine bağlanan bir dizi   salgı bezlerinden  (lenf nodlarından) oluşur. Dokulardaki sıvılar, yakınındaki lenf damarlarına akar ve böylelikle uzaklaştırılıp kana karışır.  Lenfatik damarlar tıkanırsa, atılması gereken sıvı dokulardan emilemez ve dokuda birikir.

4) Ülserler ve İyileşmeyen Yaralar

İyileşmeyen yada kronik yaralar, 4 hafta sonra gelişim göstermeyen yada 8 hafta içerisinde iyileşmeyen yaralar olarak tarif edilir.  Bunlar büyük  ameliyat sonrası yaralar, tekrarlayan kazalara bağlı yaralar, damarsal kaynaklı ülserasyonlar ve diabetik ayak yaralarıdır*

*Eğer diabet hastasıysanız, yaranın ne kadar zamandır olup olmadığı  gözetilmeksizin, ayaklardaki  herhangi bir ağrının varlığı durumunda mutlaka bir hekime görünülmelidir .

İyileşmeyen Yaralar Hakkında Bilinmesi Gerenler Nelerdir?

İyileşmeyen yaralar için enfeksiyon büyük bir risktir. Herbirimiz,  hergün stafilokok ve psödomonas gibi bakterilere maruz kalırız. Bu bakteriler derimizde ve yaşadığımız çevrede mevcuttur. Sağlıklı olduğumuzda yada yaramız olmadığında bir sorun teşkil etmezler. Fakat açık yaralar enfeksiyon kapma ihtimalini arttırır ve bu ihtimal , vücudun bir uzvunu kaybetmek gibi büyük sağlık problemlerine yol açabilir.

Semptomlar

İyileşmeyen bir yaranın olası bir enfeksiyon durumu ile ilgili sorularınızı, bu konu ile ilgili bir hekime danışmanız gerekecektir. Ancak ortak semptomlar şunlardır:

- Ağrının artması,

- Yara etrafında kızarıklık ve ısı artışı,

- Yaradan akıntı gelmesi

- Yaradan kötü koku yayılması.

İyileşmeyen yaralar genellikle ayaklarda, ayak bileklerinde, topukta ve baldırda; yürüyemeyen kişilerde ise kalça, uyluk ve kuyruk sokumunda ortaya çıkar.

5) Ameliyat Sonrası / Travma Sonrası Ödem

Ameliyatlar kontrollü büyük travmalardır. Vücudumuz da travmaya karşı şişkinlik ile cevap verir. Şişkinlik, ameliyat başlar başlamaz ortaya çıkan uzun soluklu bir durumdur. Ameliyat sırasında veya hemen sonrasında zirveye ulaşmaz; aksine birkaç gün sonra artar ve yavaşça iyileşir. Kaynaklarda ameliyat sonrası 48-72 saatte maksimum geliştiğinden bahsedilmektedir.

6) Periferik Arter Hastalığı - Bacaklar
 
Periferik arter hastalığı, bacakları ve ayakları besleyen atardamarların daralması ve sertleşmesiyle sonuçlanan damar hastalığı durumudur. Daralan kan damarları, sinirleri ve dokuları zedeleyerek azalmış kan akımı ile sonuçlanır.

Sebepleri

Periferik arter hastalığına damar sertliği sebep olur.  Bu durum, damar duvarlarında yağ plaklarının oluşmasıyla ortaya çıkar. Bu yağ birikmesi de damarın daralmasına sebep olur. Aynı zamanda damar duvarının sertleşmesine ve gerekli olduğunda yüksek kan akımında genişleyememesine sebep olur. Sonuçta , bacak kaslarınızın yoğun çalıştığı durumlarda yeterli kan ve oksijeni temin edemez.  Zamanla da kaslar dinlenme durumundayken dahi yeterli kan ve oksijen bulamayacak duruma gelir.
Periferik arter hastalığı, 50 yaş üzeri erkeklerde ortak görülen hastalıklardandır. Aşağıdaki durumlarda bu risk daha yüksektir:

- Normal sınırında olmayan kolesterol

- Diyabet

- Kalp hastalıkları ( Koroner arter hastalığı )

- Yüksek tansiyon

- Böbrek hastalıkları

- Sigara

- İnme ( Serebrovasküler hastalıklar )

Belirtileri

Olası belirtileri ağrı, yorgunluk, yanma yada ayak, baldır ve uyluk kaslarında huzursuzluk durumlarıdır.Bu belirtiler genellikle yürüyüş yada egzersiz sırasında görülür ve dinlendikten birkaç dakika sonra geçer.

- İlk zamanlarda belirtiler sadece yokuş yürüdüğünüzde, hızlı yürüdüğünüzde yada uzun mesafe yürüdüğünüzde ortaya çıkar.

- Daha sonra , belirtiler daha erken ve daha az egzersiz yapıldığında ortaya çıkar.

 - Bacaklarınız yada ayaklarınızda dinlenme anında dahi uyuşukluk hissi gelişir. Aynı zamanda dokunulduğunda soğukluk hissi olur ve cilt soluk görünebilir.

Periferik arter hastalığı şiddetlendiği zaman;

- Cinsel güçsüzlük,

- Ağrı ve gece krampları,

- Ayaklarda ve parmaklarda ağrı ve karıncalaşma, kıyafetlerin ağırlığının dahi tolere edilemediği durumlar,

- Bacaklarınızı kaldırdığınızda yada yataktan sarkıttığınızda da şiddetli ağrı,

- Cildin morarmış görünmesi,

- İyileşmeyen yara varlığı durumu görülür.

7) Kronik Ağrı (Bel, Bacaklar, Artritler, Yaralar)

Birçok insan altı aydan fazla süren kronik ağrılardan yakınır. Kronik ağrı hafif yada şiddetli, aralıklı yada sürekli devam eden, tamamiyle etkileyici yada sadece rahatsız edici olabilir.

Kronik ağrı durumunda, ağrının sinyalleri sinir sistemi içerisinde haftalarca, aylarca hatta yıllarca kalabilir. Bu da insanda hem fiziksel hem de duygusal olarak büyük hasar bırakır.

En büyük ağrı şikayetleri baş ağrıları, eklem ağrıları, bel-boyun ağrıları ve yaralanmalardır. Diğer kronik ağrılar tendinitler, sinüs ağrıları (sünizit), karpal tünel sendromları, omuz ağrıları, kalça ağrılarıdır. Genel kas ağrıları ya da sinir ağrıları da kronik ağrı durumlarında ortaya çıkar ve ilerler.

Kronik ağrı  travma, yaralanma veya enfeksiyondan ya da devam eden bir ağrıdan kaynaklanabilir. Bununla beraber bazı insanlar da herhangi bir yaralanma yada hasar olmaksızın kronik ağrı yaşarlar.

Duygusal durumlar da ağrının kronikleşmesine ve şiddetli olmasına sebep olur. Anksiyete (kaygılı olma durumu) , stres, depresyon, asabiyet ve yorgunluk, kronik ağrı ile birbirini kompleks yollarla etkiler. Bu durum vücudun kendi doğal ağrı kesici maddelerinin miktarını azaltır; üstelik bazı olumsuz hisler de ağrı hissini arttıran maddelerin miktarını arttırabilir. Hatta bu durumda vücudun savunma mekanizmasını da tehlike altında olabilir. Sürekli ağrının bağışıklık sistemini bastırdığına dair önemli kanıtlar vardır.

Beden ruh arasındaki bağın kronik ağrı ile ilişkili olmasından dolayı fiziksel tedavi kadar psikolojik duruma yönelik de etkili bir tedavi uygulanması gerekir.

8) Diyabetik Nöropati (Ayak yanması)

Bacaklardaki sinir yaralanmalarının sebep olabileceği ayaklardaki yanma hissi nöropati olarak adlandırılır. Birçok medikal durumun ayak yanmasına sebep olabileceği gibi en büyük sebebi diyabettir. Ayak yanması tedavileri daha fazla sinir hasarı oluşumunu önleme ve ağrıyı azaltmaya yöneliktir.

Ayak yanmasının sebebi çoğunlukla nöropati yada sinir hasarıdır. Hasar görmüş sinirler herhangi bir yaralanma yada yara olamasa dahi beyne anormal ağrı sinyalleri gönderirler. Nöropatiden muzdarip kişilerde, bacaktaki sinirler öncelikle ayakların en uç kısımlarında yaralanmaya meyillidir. Bu kişilerin ayaklarında genellikle karıncalaşma ve uyuşma da görülür.

Nöropatinin Sebepleri:

Diyabet, bacaklardaki nöropatinin en büyük sorumlusudur. Diğer birçok durum da nöropatiye bağlı ayaklardaki yanma hissine sebep olur. Bunlar:

- Kronik böbrek hastalığı

- Vitamin eksikliği (B12 ve B6)

- Aşırı alkol

- Tiroid hastalıkları (Hipotiroidi)

- Laym hastalığı

- HIV/AIDS

- Polinöropati

- İlaç yan etkileri (kemoterapi ilaçları, aşırı B6 vitamini yüklenmesi,HIV ilaçları…)

- Ağır metal zehirlenmeleri

- Vaskülit ( Kan damarlarının enflamasyonu)

- Sarkodoz

- Gullian Barre Sendromu

- Arterial hastalıklar

- Ödem yada sıvı tutulumu

- Hipertansiyon

Nöropatinin yanında , ayaktaki enfeksiyon ve enflamasyon da ayakta yanma hissine sebep olur. Bu duruma da çoğunlukla ayaktaki mantarlar sebep olur. 

Periferik arter hastalığı da aynı zamanda ayak yanmasına sebep olur. Ayaklardaki zayıf kan dolaşımı, özellikle ağrı, karıncalaşma, yanmaya sebep olur.

9) Diyabet ve Yara Kontrolü

Diyabet, topulunun hemen her yaş grubunu etkilemeye başlayan ciddi bir durumdur. Yapılan araştırmalara göre diyabet, yüzeydeki kan damarlarına zarar vererek  zayıf dolaşım ile sonunçlanan bir durum ortaya çıkarmıştır. Bu durum da  kendini ağrılı yaralar, yavaş iyileşen yada hiç iyileşmeyen yaralar  şeklinde kendini gösteren Periferik Vasküler Hastalığı’na yol açar.  Kan dolaşımı- hem yaşam hem de iyileşme- vücutta hücrelerin besin ve oksijen ihtiyacını karşılamak için temel bir gerekliliktir.